27° Parçalı az bulutlu

“Sağlık Bakanlığı bütçesi, inşaat patronlarına yarıyor “

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Sağlık Bakanlığı bütçesinin halk için yapılmadığını vurgulayarak, “Peki, bu bütçe kimin bütçesi? Kime yarıyor? Şehir hastaneleri yoluyla inşaat patronlarına yarıyor, faiz baronlarına yarıyor, onların yerli iş birlikçilerine ve Hükûmet yanlısı olan bir güruha yarıyor. Bu bütçe maalesef onların bütçesi olmuştur” dedi. CHP’li Aytuğ Atıcı, TBMM Genel Kurulu’nda Sağlık […]
GÜNDEM - 18 Aralık 2017 16:26 A A

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Sağlık Bakanlığı bütçesinin halk için yapılmadığını vurgulayarak, “Peki, bu bütçe kimin bütçesi? Kime yarıyor? Şehir hastaneleri yoluyla inşaat patronlarına yarıyor, faiz baronlarına yarıyor, onların yerli iş birlikçilerine ve Hükûmet yanlısı olan bir güruha yarıyor. Bu bütçe maalesef onların bütçesi olmuştur” dedi.

CHP’li Aytuğ Atıcı, TBMM Genel Kurulu’nda Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşmeleri sırasında CHP grubu adına bir konuşma yaptı. Konuşmasına, “Haksız ve hukuksuz yere işlerinden atılan, işlerini geri alabilmek için tam 284 gündür açlık grevi yapan ve yaşamlarını yitirme riski her geçen gün artan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölümünü seyretmekle kalmayan herkesi saygıyla selamlıyorum” diyerek başlayan Atıcı, özetle şunları söyledi:

DOKUZ KERE DOKTORA GİDİYOR YİNE İYİLEŞMİYOR

Bu bütçeyi acaba kim için yaptınız? Halk için mi? Keşke öyle olsaydı. Öyle bir sistem kurguladınız ki sağlık için para harcadıkça hastalar bir türlü iyileşmiyorlar. Her bir vatandaşımız, 80 milyonun tamamı yılda yaklaşık dokuz kere doktora gittiği hâlde bir türlü iyileşmiyor bu sistemde. Sizin rakamlarınıza göre tüketilen ilaçlar, kutu sayısı bazında da, para bazında da her geçen yıl arttığı hâlde hastalar bir türlü şifa bulmuyor. Bu işte bir yanlışlık var. Vatandaşlar 2002 yılında cebinden 35 dolar para harcarken sağlığa, bugün 100 doların üzerinde para harcadığı hâlde iyileşmiyor. Bu işte bir yanlışlık var.

BAKANLIK BIÇAK PARASI ALIR MI?
Bu bütçe eğer halk için yapılmış olsaydı, daha önce kendi aşımızı üretirken bugün kendi kızamık, difteri, boğmaca, tetanos aşısını bile üretemeyen bir ülke konumuna gelmezdik. Bu bütçe halk için yapılmış olsaydı AKP Hükûmeti halktan bıçak parası almazdı. Bakanlık bıçak parası alır mı? Maalesef alır, hem de iki türlü alır. Bir “Cebine nüfus cüzdanını koyan herkes özel hastane dâhil bütün sağlık kurumlarına, istediği hastaneye gidecek.” diyen Sağlık Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanına inanan vatandaşlar, 2008 yılında özel hastaneye gittiklerinde tedavilerinin yüzde 30’unu cebinden ödedi, 2009’da bu oran yüzde 70’e çıktı, 2012’de bu oran yüzde 90’a çıktı, 2013’ten bugüne kadar ise yüzde 200’ünü, yanlış duymadınız -sizin eseriniz Sayın Bakan- yüzde 200’ünü cebinden ödüyor. Bunun adı bıçak parası değil de nedir?

HASTALAR ACİL SERVİSLERE HÜCUM EDİYOR

Ayrıca, hastalarımız kamu hastanelerinde tam on beş yerde katkı ve katılım payı ödüyor yani Sağlık Bakanlığı kamu hastanelerinde de halkımızdan bıçak parası alıyor. Eğer bu bütçe halk için yapılmış olsaydı sezaryen yüzde 53,1 olmazdı, antidepresan ilaç kullanan vatandaş sayısı her geçen gün artmazdı, kanser her geçen gün artmazdı, her beş dakikaya bir randevu verilmezdi, hastalar polikliniklere para ödeyemediği için acil servislere hücum etmezdi. Bu bütçe halk için olsaydı uyuşturucu madde bağımlılığı yüzde 678. Allah aşkına, elinizi vicdanınıza koyun- artmazdı. Eğer bu halkın bütçesi olsaydı ülkenin doğusundaki bebek ölümleri ve anne ölümleri ülkenin batısındakinden kat kat üstün olmazdı. Halkın sağlığını koruyucu olan hizmetlere bütçenizin sadece yüzde 5,5’ini ayırmazdınız o zaman.

500 BİN SAĞLIKÇI ATAMA BEKLİYOR
İstediğiniz kadar para ayırın, olağanüstü hâl koşulları devam ettiği sürece toplumun sağlığı bozuluyor, bozulmaya da devam edecek. Bunun müsebbibi sizsiniz. “Yarın içeri atılabilirim, yarın işimden olabilirim.” endişesi insanları hasta eder, psikolojik olarak sıkıntıya sokar, spastik kolon yapar, ülser yapar, bunların müsebbibi sizsiniz. Peki, diyelim ki halk için yapılmadı. Acaba sağlık çalışanları için mi bu bütçe? Keşke öyle olsaydı. Eğer öyle olsaydı bugün atama bekleyen 500 bine yakın sağlıkçı olmazdı. Bakın, yanlış duymuyorsunuz, 500 bin sağlıkçı atama bekliyor. 2017’de yaptığınız atamaları bir türlü göreve başlatmadınız. Şu veya bu sebeple 2018 yılında -eğer bu sağlıkçıların bütçesi olsaydı, hadi akılcı bir rakam vereyim- hiç olmazsa 30 bin sağlık personelinin atanacağını buradan müjdelerdiniz.

SÖZÜNÜZÜ TUTUN ALLAH AŞKINA

Hastalar doktor beklerken sırf AKP karşıtı olduğu için, daha da pis durumu, babaları AKP karşıtı olduğu için oğulları, kızları olan doktorları bugün bekletmezdiniz. Bu bütçe sağlık çalışanlarının bütçesi olsaydı tıpkı söz verdiğiniz gibi yıpranma payını verir ve emeklilikte iyileştirme yapardınız, tutun şu sözünüzü Allah aşkına. Eğer bu bütçe sağlık çalışanlarının bütçesi olsaydı aynı günde 3 doktor birden intihar etmezdi. 2016 yılında 11.867 sağlık çalışanı şiddete maruz kalmazdı. Peki, hadi vazgeçtik halktan da, sağlık çalışanlarından da. Acaba, bu bütçe sağlık yatırımlarının bütçesi mi? Mümkün değil, keşke öyle olsaydı. Eğer öyle olsaydı yatırımlara sadece yüzde 5,5 para ayırmazdınız.

İNŞAAT PATRONLARINA YARIYOR

Peki, bu bütçe kimin bütçesi? Kime yarıyor? Her ne kadar bu bütçede görünmese de şehir hastaneleri yoluyla inşaat patronlarına yarıyor, faiz baronlarına yarıyor, onların yerli iş birlikçilerine ve Hükûmet yanlısı olan bir güruha yarıyor. Bu bütçe maalesef onların bütçesi olmuştur.

BARONLARA MİLLETİN PARASI PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR

Bütçenize koymuşsunuz, Somali’de, Mogadişu’da bir hastane yapıyorsunuz, 58 milyondan fazla ödenek ayırmışsınız. Güzel, “Yapmayın.” demiyoruz. Madem muktedirsiniz, madem Somali’ye böyle bir hastane yapabiliyorsunuz neden kendi ülkemize hastane yapmıyorsunuz, benim sorum bu. Neden yap-kirala-devret sistemiyle tam da yirmi beş yıl süreyle bu baronlara milletin parasını peşkeş çekiyorsunuz. Hani yerliydiniz, hani millîydiniz? Bu mudur yerlilik, millîlik? Adına “şehir hastanesi” dediğiniz yapılar, bakın millete nasıl kambur getiriyor?

FAHİŞ FİYATLARLA KİRACI GİRİYORSUNUZ

1: Bütün arazileri bedava veriyorsunuz. 2: Şirketlerin aldığı krediye hazine garantisi veriyorsunuz. 3: Kur artışı çok fazla olursa kur farkı ödemeyi taahhüt ediyorsunuz. Her türlü vergiden muaf tutuyorsunuz. Her türlü İhale Kanunu’ndan muaf tutuyorsunuz. Hastanenin bazı bölümlerini “Al, işlet.” diyorsunuz. Hastane çevresine otel, AVM yaptırıp, “Onları da işlet.” diyorsunuz. Bütün bunların üzerine fahiş fiyatlarla bu hastanelere kiracı giriyorsunuz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi yüzde 70 doluluk garantisi veriyorsunuz. Bakın, bir iki örnek vereyim: Kayseri, sabit yatırım -yuvarlak rakam veriyorum- 400 milyon, kira bedeli 130 milyon yani üç yılda kendini amorti ediyor; yirmi beş yılda 3,5 milyar ödeyeceksiniz, fazla ödeme miktarı 3 milyar.

MAN ADASI’NA GİDEN AHLAKSIZLARI YAKALAYIN YETER
Peki, bunlar önlenebilir miydi, bunlar yapılmayabilir miydi? Evet. Nasıl? Adam gibi bir araya gelecektik, bütün bunları konuşacaktık. Peki, ben size soruyorum: 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra, tam yirmi altı aydır Sağlık Komisyonu sağlığı görüşmek üzere kaç kere toplandı? Sıfır. İnanabiliyor musunuz, sıfır kere toplanmıştır? Biz nasıl bu ülkeyi idare edeceğiz? Bu karamsar tablodan bir çıkış var mı? Elbette var, elbette var. Çözüm? Çözüm, herkesin eşit, ulaşılabilir, kaliteli ve bıçak parası ödemediği sosyal demokrat ve halkçı bir sistemdir. Peki, bunu kurgulamak mümkün müdür? Elbette. Vergi ödememek için Man Adası’na gidenler varsa o ahlaksızları yakalayın yeter.

GÜNDEM - 16:26 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.