MENÜ
12° Parçalı bulutlu

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Beyefendi öfkeleniyor…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları: Değerli arkadaşlarım, parlamentoda yeni bir döneme başlıyoruz. Şundan herkesin emin olmasını istiyorum, nerede bir haksızlık olursa, nerede bir hukuksuzluk olursa halkın partisi olan CHP onların yanında olacaktır. Elbette ki ülkemizi seviyoruz, elbette ki insanlarımızı seviyoruz, haksızlığa ve hukuksuzluğa uğrayanların yanında olmak her şeyden önce bizim görevimizdir. […]
GÜNDEM - 2 Ekim 2018 17:09 A A

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

Değerli arkadaşlarım, parlamentoda yeni bir döneme başlıyoruz. Şundan herkesin emin olmasını istiyorum, nerede bir haksızlık olursa, nerede bir hukuksuzluk olursa halkın partisi olan CHP onların yanında olacaktır.

Elbette ki ülkemizi seviyoruz, elbette ki insanlarımızı seviyoruz, haksızlığa ve hukuksuzluğa uğrayanların yanında olmak her şeyden önce bizim görevimizdir. Aramızda sayın Enis Berberoğlu var, kendisine de hoşgeldin diyoruz.

464 günlük bir esaret yaşadı, haksız ve hukuksuz olarak hapiste tutuldu. Bu esareti aştık, dün yemin etti. Şimdi demokrasi üzerine düşen gölgeyi kaldırmak AYM’nin görevi. Sorun Enis Berberoğlu sorunu değildir, sorun bir demokrasi sorunudur.  Sorunu bir milletvekiline indirgersek haksızlık yapmış oluruz. Hapiste çok sayıda arkadaşımız var. Ece Sevim Öztürk, 4 aydır tutuklu gazeteci. Hiçbir günahı yok. Ama içeride.

Cumartesi Annelerinin arayışlarını, haklarını, adaletlerini hep birlikte savunuyoruz. Demokrasi hepimiz için gerekli bir kavramdır. İnsanlar şiddete başvurmamak kaydıyla anayasal haklarını her zaman kullanabilir, kimseden izin almalarına gerek yoktur.

Eren Erdem niye hapiste? Hangi gerekçeyle hapiste? Neden yurtdışına kaçsın? Dokunulmazlığı olmadığı dönemde defalarca gitti geldi.

Siz FETÖ’yle kol kola gezerken o sizi eleştirdi. O şimdi hapiste, ama dışarıda olanlar önemli görevlere getiriliyorlar. Bunun bizim gözümüzden kaçtığını düşünüyorlarsa yanılıyorlar.

Flormar işçileri aramızda… İşçiler ne istiyor? En somut anlamıyla anayasadaki haklarını kullanıyorlar. Sendika kurmak yasak mı? Hayır, değil. Niye sendikaya üye oldunuz diye 132 kişinin işine son verildi. Onlar suçlu konumda, ama patron suçlu değil.

Değerli işçi kardeşlerim, sendikaların size sahip çıktığından çok daha fazla halkın partisi olan CHP size sahip çıkacaktır.

Siz hak arıyorsunuz, mücadele ediyorsunuz, çalışmak sizin hakkınız ve ödeviniz. Hakkınızı yerine getiriyorsunuz.

Devlet çalışmayı destekler, çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. Anayasa söylüyor bunu. Hangisini yaptılar? Hiçbirisini yapmadılar.Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz diyor anayasa. Sizin görevlerinize bu yüzden son veriliyor. Biz sizi sonuna dek destekleyeceğiz ve desteklemeye devam edeceğiz.

3. Havaalanında şu anda hapiste olan 24 işçi var. Sendika kurmak isteyenleri işten atmayın diyorlar, servis sorunumuzu çözün diyorlar, yatakhanede tahtakurusu kanımızı emiyor bunları yok edin diyorlar, maaşlarımızı elden vermeyin diyorlar, geçmişe dönük ücretlerimizi verin diyorlar, iş cinayetlerini durdurun diyorlar, bize işçi kıyafeti verin diyorlar… Bu talepler nedeniyle 24 kişi şu an hapiste. CHP olarak hapisteki bütün işçilerimize selamlarımızı ve saygılarımızı gönderiyoruz.

İşçiler çalışmak istiyor, evlerine helal ekmek götürmek istiyorlar. Tefecilik yapmıyorlar, yolsuzluk yapmıyorlar, hukuksuzluk yapmıyorlar. Tek adam rejimi bunlara tahammül edemiyorlar.

Cumartesi Anneleri aramızda… 1995 yılından bu yana diyorlar ki çocuklarımızın mezarı nerede? “En azından bayramlarda gidelim. Çocuklarımızın bir yeri olsun.” Ne yapıyorlar? Galatasaray meydanda oturup evlerine gidiyorlar. Taşkınlık yapılıyor mu? Hayır. Cam çerçeve kırılıyor mu? Hayır. Bir anne bunları yapamaz zaten.

Neden toplanıyorsunuz diye, coplar biber gazları… Böyle bir şeyi annelere reva görmek günahtır.

Dış politikada bir kural vardır, içeride neyseniz dışarıda da öyle olacaksınız. Çifte standart yapmayacaksınız.

Kudüs başkent olarak ilan edildi. Erdoğan miting yaptı. Bunun hesabını soracağız dedi, Filistinlilerle kucaklaşacağız, Kudüs’te büyükelçilik açacağız dedi. Aradan süre geçti ne oldu? BM’de konuştu. Filistin’le ilgili ağzından bir cümle çıktı mı? Hayır. AKP’ye oy veren kardeşlerimin vicdanına sesleniyorum: Filistinliler böyle kalsın diyorsan oy vermeye devam et.

İsrail’den Türkiye’ye vizesiz geliyorlar, Filistinliler vize alıyor. Bize diyorlar ki, bunları ülkeye hatırlatmayın. Filistinlileri ve onların haklarını savunmak bizim görevimizdir. Dışarıda başka, içeride başka olmaz. Bu çifte standarta tahammül edemeyiz.

Ekonomik krizin başındayız, daha henüz mutfaklara yansımadı, çiftçiye tam yansımadı, esnafa tam yansımadı. 2001’de bir krizden sonra iktidar oldular, 16 yıldır tek başına yönetiyorlar, istedikleri bütçeyi yapıyorlar… 16 yıl sonra Türkiye yeniden krizle karşı karşıya.

‘TÜRKİYE YÖNETİLEMİYOR, SAVRULUYOR’

Ekonomik krizin sebepleri ne? Türkiye’nin yönetilmemesi. Türkiye yönetilmiyor, savruluyor.

Türkiye eğer akılcı yönetilseydi, böyle bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmazdı. Kim önlerine geldiyse borçlandılar, tefecilere teslim olan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Tefecilerin faizi çok yüksek. Öyle bir noktaya geldik ki tefecinin faizini ödemek için de borçlanıyorlar. Geldiğimiz nokta budur. Londra’ya gidiyorlar, Berlin’e gidiyorlar ne için? Yeniden bize borç verin diye, yalvarıyorlar…Her şeyi dolara bağladılar. Bunların döneminde Türk Lirası ikinci sınıf para. Dolarla ihale yapıyorsun, dolarla kiralar belirleniyor, her şey dolarla… TL’ye döneceksen dolarla yaptığın ihaleleri TL’ye çevir, çeviremez. Birazdan anlatacağım nedenini.

İğneden ipliğe her şeye yağmur gibi zam geliyor. Beyefendi öfkeleniyor nasıl zam yaparsınız diye. Sen elektriğe nasıl zam yapıyorsun, doğalgaza nasıl zam yapıyorsun?

(ABC Gazetesi)

 

 

GÜNDEM - 17:09 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.