MENÜ
12° Parçalı bulutlu

Gürer’den Çorum’daki büyük şeker mitingine çağrı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,  şeker fabrikalarının modernize edilip yaşatılması gerekirken, yabancı lobilerin baskısıyla özelleştirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grubu adına söz alarak, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin, ekonomik, sağlık ve sosyal açıdan topluma vereceği zararla ilgili konuşma yaptı.  Ömer […]
GÜNDEM - 5 Nisan 2018 12:39 A A

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,  şeker fabrikalarının modernize edilip yaşatılması gerekirken, yabancı lobilerin baskısıyla özelleştirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda CHP Grubu adına söz alarak, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin, ekonomik, sağlık ve sosyal açıdan topluma vereceği zararla ilgili konuşma yaptı.  Ömer Fethi Gürer, 2019 seçimlerinin sonuçlarına göre özelleştirilen fabrikaların kapanacağını söyledi.

 

PANCAR SADECE BİR PANCAR DEĞİLDİR 

 

Şeker pancarının stratejik bir ürün olduğunu ve yalnızca bir pancar olarak tanımlanmaması gerektiğini anlatan Ömer Fethi Gürer, “Tohumu, ekilmesi, çapalanması, onunla ilgili çiftçilik yapan kişiler, ardından nakliyesi, fabrikada işlenmesi, esnafa ulaşması, besiciler tarafından küspesinin değerlendirilmesinin yanında, toplumumuzun önemli kesiminin de tükettiği önemli bir gıda maddesi” şeklinde konuştu. 

 

SAĞLIĞIMIZ DA ELDEN GİDECEK 

 

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Şeker pancarının ortadan kaldırılmasına yönelik özelleştirme süreciyle yalnızca fabrikalar kapanmıyor, bilim insanları tarafından insan sağlığı açısından zararlı olduğu ifade edilen nişasta bazlı şekerin, daha doğrusu şurubun pazar payı da bu yolla artırılıyor. Her ne kadar kotası yüzde 5’e düşürülmüş olsa da Bakanlar Kurulunun yüzde 50 kota artırımından öte, denetlenemeyen pazara el altından, farklı yollardan nişasta bazlı şurubun verilmesi olası” ifadelerini kullandı. 

 

Tamamı ithal olan yüksek yoğunluklu tatlandırıcının yalnızca ihraç için getirilmesinin yerine, ülkemizde şu anda gıdada kullanılıyor olmasının da ayrıca önemli bir sorun olduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “1 kilogram yüksek yoğunluklu tatlandırıcı, 7 bin kilogram şekere denk. Bu durumda, nişasta bazlı şurubun ve yüksek yoğunluklu tatlandırıcının oluşturacağı pazar baskısı yalnızca özelleşen şeker fabrikalarının kapanmasına neden olmayacak, özel sektör tarafından yaptırılmış olan şeker fabrikalarını da baskılayacağı için belli bir aşamadan sonra Türkiye’de şeker fabrikalarının sonunu getirecektir çünkü maliyet açısından insan sağlığına zararlı olmasına rağmen nişasta bazlı şurubun maliyeti daha düşüktür. Onun için de kolaylıkla kullanılmakta ve bugün ülkemizde çocuklarımızın tükettiği meşrubatta, çikolatada, tatlı ürünlerinde nişasta bazlı şurupla birlikte, yüksek yoğunluklu tatlandırıcıdan yararlanma yoluna gidilmektedir. Bu bağlamda, şeker fabrikalarının korunması, yaşatılması, modernize edilmesi, çiftçinin desteklenmesi gerekirken yabancı lobilerin de baskısı sonucu ne yazık ki şeker fabrikaları özelleştiriliyor. Biz umutla bu karardan vazgeçilmesi yönünde çağrılarımızı yeniliyoruz” açıklamasında bulundu. 

 

CUMARTESİ GÜNÜ BÜYÜK MİTİNG VAR 

 

Şeker fabrikalarının satışının sıradan bir satış işlemi olmadığını anlatan Ömer Fethi Gürer, “Cumartesi günü Çorum’da Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla şeker fabrikalarının özelleştirilmemesi için de büyük bir mitingle konuyu bir kez daha kamuoyunun önüne getireceğiz çünkü bu sıradan bir satış işlemi değil.  Daha önce Adalet ve Kalkınma Partisinin özelleştirdiği kurumların önemli bölümünün el değiştirdikten bir süre sonra ya kapısına kilit vuruldu ya da Türk müteşebbislere satıldığı söylenen işletmeler ne yazık ki yabancı işletmeler hâline dönüştü. Böylece kendi ülkemizde kendi üretim alanlarımıza yabancı anlayışlar oluştuTohumu ithal, ilacı ithal, gübresi ithal, mazotu ithal, eti ithal, samanı ithal bir ülkenin millî ve yerli tarım politikası olmaz” dedi. 

 

BU YANLIŞ KARARDAN DÖNÜN

 

Cumhuriyet Halk Partisi olarak şeker fabrikalarının geleceğinin özelleştirmeyle ileriye taşınacağı kanısında olmadıklarını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulundaki konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bunu Türk çiftçisine, işçisine, nakliyecisine, besicisine karşı yapılmış büyük bir yanlış olarak değerlendiriyoruz. Bu karardan bir an önce de vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Eğer ülkemizde fabrikalarımızı, eğer ülkemizde köylerimizi, eğer ülkemizde çiftçimizi, eğer ülkemizde işçimizi, geleceğe bizleri taşıyacak değerlerimizi koruyamazsak bunun sıkıntısını çok acı biçimde öderiz. Sömürge bir ülke olmaktansa kendisine üreten, kendisine yeten bir ülke durumunda yaşamayı kendi açımızdan, Cumhuriyet Halk Partisi olarak da doğru buluruz.

 

Tarım politikalarında yaratılan yanlışların yol açtığı sorunların ileriye dönük getireceği olumsuzlukları defalarca söyledik, gerek yayınladığımız yayınlarda, gerek Mecliste yapılan konuşmalarda, gerek parti programımızda anlattık, aile tipi işletmelerden vazgeçilerek büyük çiftliklere ve işletmelere yönelmenin ileride yaratacağı sorunlara değindik. Köyler bu yolla boşalıyor; gelin destekleri, teşvikleri köydeki yaşayan aile işletmelerine, ailelerine yansıtalım, onların kalkınmasının yolunu açalım. Böylece köydeki yaşamı güçlendirelim; çiftçiyi, besiciyi destekleyelim dedik. Ne yazık ki Adalet ve Kalkınma Partisi bu düşüncelerden çok uzak“ dedi.

 

GÜNDEM - 12:39 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.