15° Açık

Bektaş: Sendika, savunduğu ilke ve değerlerle açıkça çelişiyor

Serbest Mali Müşavir  Lale Bektaş, 15 yıldır hizmet verdiği KESK’e bağlı Yapı- Yol  Sendikası tarafından işine son verildiğini belirterek, bugün Kızılay’da basın açıklaması yaptı. Bektaş açıklamasında,”Mayıs ayında seçilen yeni yönetimin, şahsınla görüşüp konuşmadan ve hiçbir haklı gerekçe sunmaksızın, mantıklı bir açıklama dahi yapmadan karar alarak; beni, yani on beş yıllık çalışanını işten çıkarmaya çalışarak var […]
ANKARA - 30 Kasım 2017 14:20 A A

Serbest Mali Müşavir  Lale Bektaş, 15 yıldır hizmet verdiği KESK’e bağlı Yapı- Yol  Sendikası tarafından işine son verildiğini belirterek, bugün Kızılay’da basın açıklaması yaptı.

Bektaş açıklamasında,”Mayıs ayında seçilen yeni yönetimin, şahsınla görüşüp konuşmadan ve hiçbir haklı gerekçe sunmaksızın, mantıklı bir açıklama dahi yapmadan karar alarak; beni, yani on beş yıllık çalışanını işten çıkarmaya çalışarak var oluş amacıyla, savunduğu ilke ve değerlerle açıkça çelişmiştir” diye ifade etti.

Yoğun katılımın olduğu basın açıklamasına; Pir Sultan Abdal Başkanı Gani Kaplan, Çorum Hitit Dernekleri Federasyonu ve Konfederasyonu Genel Başkanı Av. Cemal Emir, yönetimi, dernek başkanları, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız, Divriği Derneği Başkanı Nurullah Esat, Pir Sultan Abdal Yenimahalle Şubesi, CHP İlçe Yöneticileri, CHP Çankaya İlçe Yöneticileri ve vatandaşlar da eşlik etti.

 

24.O3 2003 tarihinde KESK’e bağlı Yapı-Yol Sendikası’nda Muhasebeci ve büro elemanı olarak işe başladığını belirten Lale Bektaş, açıklamasında şunları söyledi:

” Daha sonra görevime Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak devam ettim.  KESK ve ona bağlı sendikalar  kamu emekçilerinin, üyelerinin ve çalışanlarının haklarını korumakla görevli emek örgütleridir. Tüm kamu çalışanlarının , kamu emekçilerinin ekonomik, demokratik, sosyal, siyasal haklarını savunmak ve bu doğrultuda mücadele etmek, sendikaların temel amacıdır.

Sendika, emeğin en yüce değer olduğu bilincinden hareketle; enternasyonalist, sosyalist, ve demokratik değerler üzerinden yükselir.

İşçilerin, emekçilerin, çalışanların haklarının mücadelesini veren, onların öz örgütleri olarak bildiğimiz sendikalarla hayatın değişik alanlarında bugüne kadar olan tüm mücadelelerinde yan yana, omuz omuza, birlikte mücadele etmeye, örgütlü mücadeleye olan inancım doğrultusunda gereken duyarlılığı göstermeye çalıştım. Hal böyle iken kendi çalışanı olduğum sendikada yaşamakta olduğum bu süreçteki bazı gelişmeler, aynı amaç ve ilkeler için alanda omuz omuza mücadele verdiğimiz yapının şahsıma yönelik almış oldukları anti demokratik karar, tavır ve yöntemlerini anlamakta zorluk çektiğim gibi kabullenmem de asla söz konusu olamaz. Bugüne kadar birlikte mücadele ettiğim, çalıştığım sendikayla hiçbir sorun yaşamadım.

Sendikanın mayıs ayı içerisinde gerçekleşen genel kurul süreci ve yönetim değişikliğinden sonra sorunlar başlamıştır. Özellikle belirtmeliyim ki aynı amaç ve ilkeleri savunduğumuz ve aynı görüşte olduğumuzu düşündüğüm bir sendikanın ve yöneticilerinin benim gibi bir kadın çalışana mobbing uygulamaları asla kabul edilebilir bir durum değildir. Bu dönem göreve seçilen sendika yönetimimiz, yöneticilerimiz, şahsımla görüşüp konuşmadan ve hiçbir haklı gerekçe sunmaksızın, mantıklı bir açıklama dahi yapmadan karar alarak; beni, yani on beş yıllık çalışanını işten çıkarmaya çalışarak var oluş amacıyla, savunduğu ilke ve değerlerle açıkça çelişmiştir.

Ben ağustos ayından bu zamana kadar sendika yönetimiyle gerekli girişimlerde bulunarak, bu sorunun çalıştığım sendika ve şahsıma zarar vermeden diyalog ve anlaşma yoluyla çözümlenmesi için gösterdiğim azami çaba ve iyi niyetli yaklaşımlarıma rağmen ne yazık ki olumlu bir sonuç alamadım, hiçbir karşılık göremedim.  Sendikaya sirayet etmiş olan dar grupçuluğun küçük hesaplarının ötesine geçebilecek ortak çözüm üretme yeteneği ve becerisini göstermeyen yöneticiler, sorunu içinden çıkılmaz hale getirmişlerdir.

Her ne gerekçe gösterilirse gösterilsin, nasıl bir açıklamanın arkasına sığınılırsa sığınılsın gerçek şudur; sendikada bir mali müşavir ve muhasebeci istihdam edilmek ve çalıştırılmak zorundadır. Beni işten çıkarınca bu gerçek ortadan kalkmaz. O halde durum buysa, sendika bir mali müşavir muhasebeci çalıştırmak zorundaysa, 15 yıldır sendikada emek veren ve çalışan benim… Bu emeğimin hiçe sayılarak işten çıkarılmam ve yerime başka birinin alınması çalışma etiği açısından doğru değildir.

Emekçisi ve çalışanı olduğum sendika ile yaşadığım bu süreci ve sorunun çözümü için tüm iyi niyetimle çaba sarf etmeye devam edeceğim. Dileğim ve isteğim şudur ki; sendika bu sorunu hak, hukuk, adalet ve hakkaniyet ölçüsünde çözsün. Sendika işten çıkarılmamla ilgili demokratik kararından vazgeçmelidir.

Son söz olarak; sendika işten çıkartarak, kazanılmış tüm haklarımdan beni mahrum bıraktığı takdirde, hayatım alt üst olacak. Bu durumu asla kabul etmeyeceğimi, meşru haklı mücadelemi tüm yol, yöntem ve araçlarla eylem ve etkinliklerle, yargı yolu da dahil olmak üzere sürdüreceğimi buradan açıkça ilan ederim. Devrimci demokratik kamuoyuna ve etkinliklerle, yargı yolu da dahil olmak üzere sürdüreceğimi buradan açıkça ilan ederim. Basın emekçilerine saygılarımlar”

İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız..

ANKARA - 14:20 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.