AKP iktidarı, din istismarı yapmakta sınır tanımıyor

Dini, siyasete alet ederek yönetime gelen ve 15 yıllık iktidarını korumaya devam eden AKP döneminde, kadın cinayetlerinde % 1400’lük artış olmuş, çocuk gelinler ve çocuk istismarı ise tavan yapmış iken, bunları önlemek için ciddi hiçbir girişimde bulunmayan AKP, bu olayların önünü daha çok açacak olan Müftülerin ve İmamların nikâh kıymasını yasallaştırmaya çalışıp, Türkiye Cumhuriyeti’ni dini […]
GENEL - 12 Ekim 2017 13:44 A A

Dini, siyasete alet ederek yönetime gelen ve 15 yıllık iktidarını korumaya devam eden AKP döneminde, kadın cinayetlerinde % 1400’lük artış olmuş, çocuk gelinler ve çocuk istismarı ise tavan yapmış iken, bunları önlemek için ciddi hiçbir girişimde bulunmayan AKP, bu olayların önünü daha çok açacak olan Müftülerin ve İmamların nikâh kıymasını yasallaştırmaya çalışıp, Türkiye Cumhuriyeti’ni dini kurallar tarafından yönetilen bir Türkiye’ye dönüştürme çabası içerisindedir

Birleşik Kamu İş’in Eğitim ve Basın Sekreteri Semra Pektopal, Müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi genişletilerek,  nikâh kıyabilme yetkisinin İl ve İlçe Müftülüklerine verilmesiyle ilgili, yazılı bir basın açıklaması yayımladı…

Yayımlanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi.

“Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM İçişleri Komisyonunda, kapsamı genişletilerek kabul edildi. Bu tasarıda, Müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi genişletilerek,  nikâh kıyabilme yetkisinin İl ve İlçe Müftülüklerine verilmesi de eklendi. Böylelikle, hukuksal olarak İmamlara da nikâh kıyma yetkisi verilmiş oldu.

Dini, siyasete alet ederek yönetime gelen ve 15 yıllık iktidarını korumaya devam eden AKP döneminde, kadın cinayetlerinde % 1400’lük artış olmuş, çocuk gelinler ve çocuk istismarı ise tavan yapmış iken, bunları önlemek için ciddi hiçbir girişimde bulunmayan AKP, bu olayların önünü daha çok açacak olan Müftülerin ve İmamların nikâh kıymasını yasallaştırmaya çalışarak, Medeni Kanun’un düzenlediği alanları dini kurallara dayanan bir sisteme dönüştürerek, Türkiye Cumhuriyeti’ni dini kurallar tarafından yönetilen bir Türkiye’ye dönüştürme çabası içerisindedir.

Bu çok tehlikeli bir yasadır. Müftülere ve İmamlara resmi nikâh kıyma yetkisinin verilmesi ile çocuk gelinlerin, çocukların cinsel istismarının artması ve laikliğin ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.

 

Medeni nikâh kadının güvencesidir. Bu yetkiyle kadınlar güvencesiz duruma getirilecek. Kadın haklarında bir geri adımdır. Bu, çocuk yaştakilere de imam nikâhı kıyılması durumunu yasaya uygun hale getiriyor. Dolaylı, gizli ve örtülü çocuk tecavüzüne yönelik bir af maddesidir.

 

Bu düzenlemeyle toplum, “müftüye ve İmam’a nikâh kıydıranlar” ve “belediyeye nikâh kıydıranlar” diye ayrıştırılacak. Müftülere ve İmamlara nikâh kıydıranların ne kadar dindar, belediyelere nikâh kıydıranların ise dinsiz olduğu teması işlenecek.

 

Bu yasa “vatandaşların evlendirme işlemlerini kolaylaştırmak, daha kolay ve seri bir şekilde hizmet alımını sağlamak” gerekçesi ile çıkartılmak isteniyor. Buradan AKP iktidarına soruyoruz; Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bugüne yapılan resmi nikâhlarda ne gibi zorluklar vardı da siz Müftülere nikâh kıyma yetkisi veriyorsunuz? Biz bu tasarının oluşmasına neden olan zorlukların neler olduğuna dair bir araştırmaya hiç rastlamadık.

 

Sizin asıl derdiniz, kadınları toplumun dışına itmek, çocuk yaşta evlilikleri özendirmek ve çocuk tecavüzlerini de meşrulaştırmaktır. Bu tasarının içinde evde doğum yapmış kadınların çocuklarına kimlik verilebileceğine dair bir düzenleme de var. Yani; 12-13 yaşındaki bir çocuk evde doğum yaptığında, beyanı ile onun çocuğuna da rahatça kimlik verilecek. Bu çocukların maruz kaldığı tacizin, tecavüzün araştırılması yapılmayacak bile.  Ayrıca beyan esasına dayalı doğum bildirimi başka önemli bir sakıncası daha var. Bir erkeğin dört kadın ile evlenmesinin ve olan çocukların ise beyan ile resmi nikâhlı olan kadın üzerine kayıt edilmesinin önü açılacak vs. vs.

Bu düzenlemeler ile yapılmak istenen; şer-i hukuk kurallarının topluma dayatılması ve kadının ezilmesi, aşağılanmasıdır. Tecavüzün, tacizin araştırılmaması, soruşturulmamasıdır.  En önemlisi de laikliğin tamamen sonlandırılmasıdır.

 

Medeni Kanun bir devrimin, Cumhuriyet devriminin ürünüdür; bu düzenleme ise bir karşı devrimin ürünüdür. Böyle bir düzenleme devrim yasalarına, anayasanın değiştirilemez hükümlerine ve medeni hukuka açıkça aykırıdır, kabul edilemez.

 

Birleşik Kamu İş olarak; Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının derhal geri çekilmesini istiyoruz. Aksi takdirde; Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği çağdaş, laik, demokratik Cumhuriyete ve kazanımlarına her koşulda sahip çıkmak için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada  mücadele etmeye devam edeceğiz.

GENEL - 13:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.